yuvarlamak [یوارلامق]
“Büyük Argo Sözlüğü”nde üç anlamı var, bizim araştırmamızla alakalı olanı ilki: “İçki içmek, özellikle bir ‘tek’ rakıyı bir yudumda içmek.” Burada alkolle alakalı kullanımı kaydedilmişse de bulduğum metinler aynı fiilin keyif vericiler için de kullanıldığını gösteriyor. Ki bu hiç şaşırtıcı değil, çünkü esrarkeşlerin ve afyonkeşlerin argosu yer yer alkoliklerinkiyle kesişir. Mesela ikisi de kafayı bulmanın derdine düşmüştür, bunun için ikisi de içer, içtiğinin üstüne de cila çeker, duracağı yeri bilemezse ikisi de zom olur. “Yuvarlamak” da o hesap anlaşılan. Yerine göre “içki içmek, tek atmak”, yerine göre de “(afyon için) kullanmak”. Şu farkla ki Hulki Aktuncun alkolle ilgili üç şahit cümlesinde de “yuvarlamak” başında bir isim olmadan kullanılmışken benim üç şahidimde “afyon”un peşine gelmiş. Aralarında böyle bir ayrım yapabilmek için daha çok örneğe ihtiyaç var tabii ama şu an için mükeyyifat argosu olan “yuvarlamak”, “hap atmak” deyimindeki “atmak” gibi bir yardımcı fiile benziyor. Ve sanırım afyonu yakıp dumanını solumayı değil onu hap halinde kullanmayı ifade ediyor.
“KARAGÖZ: Eksik olma, mumcu Sadık’ım! Ey, nasılsın bakalım?
Akşamları eskisi gibi pis pis afyonu yuvarlıyor musun?”
(Karagöz – Gül oyunu)
“Tiryâkînin biri yıkanmak için Alaca Hamâm’a gider. Soyunmadan mu‘tâdı veçhile bir buçuk dirhem afyonu yuvarlar.”
(Karabet Palamutyan, h. 1315/m. 1898)
“Hele iki esrarlı sigara içip de bir de afyon yuvarladık mı insanın gözüne bütün kadınlar, Nur Baba Efendi’nin anladığı: ‘Buğday benizli ve çekik gözlü ve uzun gözlü’ Çinli kızları gibi görünür.”
(Âyîne dergisi, sayı 43, 13 Haziran 1338[1922])