aportçu
Fransızca “getir” anlamına gelen “apporte”dan türetilmiştir. “Aport”un eğitimli köpeklere hitaben “kap getir” anlamında bir komut olarak kullanımını yirminci yüzyılın ilk onyıllarından itibaren görüyoruz. “Aportcu” tabirinin de “retriever” yolunda kullanıldığını düşünüyorum, fakat bu tabir köpekler için değil insanlar için kullanılıyor. Bitirim alemlerinin her şubesinde kullanılabilen bir argo olup mükeyyifat alemlerine mahsus değildir. Bizim konumuz özelinde esrar kahvehanelerinde kahvecinin sağ kolu için kullanıldığını, bilekli, yürekli ve sabıkalı bir iş bitirici olduğunu Samiha Ayverdinin “İstanbul Geceleri”nden öğreniyoruz:
“Hem hiç bir kahveci yalnız başına çalışmaz, aportcu denen zorlu bir serserî, mal toplamak ve kavgaya gitmek gibi en çetin işleri görür; çekeceği esrarla, kaynatılan aştan nafakasını alan erketeci ise, zâbıtaya karşı gözcülük ederdi.”
(Samiha Ayverdi, 1952)